ÇEŞMİBÜLBÜL


Çeşmibülbül, eski Türk camcılığının en ileri gelişme devrinde meydana gelmiş bir şişe çeşitidir. Kelime, Farsça ‘’çeşm-i bülbül’’ (bülbül gözü) sözünden gelir. Çeşmibülbül sadece camdan ibaret değildir. Billur ve fayans kaynaşarak elde edilirdi. Sultan III. Ahmet devrinde Beykoz’da sırf çeşmibülbül yapmak için bir fabrika kuruldu.

Zümrüt yeşili, yakut rengi billurlar üzerine süt beyazı fayans yaldızlar işlenerek yapılan çeşmibülbül sürahileri, bardaklar, tabak ve kaseler, çeşitli sofra eşyası Beykoz fabrikası kapandıktan sonra bir yandan kırılıp dökülerek, öte yandan yangınlarda eriyip harap olarak yavaş yavaş ortadan kalktı.
Read more »

SIK SIK OKUNMASI FAYDALI DUALAR


“Allah’ım ! Senden dünya ve ahirette af ve afiyet dilerim. Gam ve tasayı benden uzak tut Allah’ım! Ey merhametlilerin en merhametlisi! Ey celal ve ikram sahibi Allah’ım! Sen bize kâfisin. Sen ne güzel dost, ne güzel arkadaş, ne güzel yardımcısın!”

“Allah’ım! Tembellikten Sana sığınırım. Bildiğini bilemeyecek kadar yaşlanmaktan Sana sığınırım. Borca ve günahlara batmaktan Sana sığınırım.
Allah’ım! Ateşin azabından Sana sığınırım. Ateşin fitnesinden Sana sığınırım. Kabir azabından Sana sığınırım. Zenginliğin şerrinden Sana sığınırım. Fakirliğin fitnesinden Sana sığınırım. Nefsin doymazlığından Sana sığınırım.
Müsriflik ateşinden Sana sığınırım. Aldatıcı rehberlerden Sana sığınırım.
Doğru yoldaymış gibi görünüp, saptıranlardan Sana sığınırım. Mesih Deccal’den Sana sığınırım. Bunca fitnelerle çevrelenmişken bir de geçim sıkıntısıyla yanıp tutuşmaktan Sana sığınırım. Allah’ım! Tembellikten, çaresizlikten, aczden, korkaklıktan, kendini bilmeyecek kadar yaşlanmaktan Sana sığınırım. Kalbin katılığından, kasvetten ve sebepsiz sıkıntılardan Sana sığınırım. Zilletten, miskinlikten ve itibarsızlıktan Sana sığınırım. Fakirlikten, nankörlükten, küfürden, aykırılıktan, muhalefet edip düşman kazanmaktan, başkaları görsün diye bir şey yapmaktan Sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, körlükten Sana sığınırım. Delilikten, bunaklıktan, ahmaklıktan ve çaresi olmayan hastalıklardan Sana sığınırım. Kabir azabından Sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnesinden Sana sığınırım. Sen beni var edip en düzgün şekilde Yaratansın. Sen Allah’sın, ben kulum. Sen Rahman ve Rahîmsin, ben rahmete muhtacım. Sen bağışlayansın, ben hata edenim. Allah’ım! Beni bağışla ve duamı kabul et; çünkü Sen bağışlamayı seversin.
“Allah’ım! Hatalarımı kar ve dolu suyu ile yıka. Kalbimi, günahlardan, beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi temizle. Benimle günahlarımın arasını, doğu ile batıyı birbirinden ayırdığın gibi ayır. Allah’ım! Gücümün zayıflığından, çaremin azlığından ve insanlar tarafından önemsenmemekten Sana şikayet ediyorum. Allah’ım! Nefsime takva, gönlüme sebat, kalbime iman ver. Nefsi temizleyen Sensin. Direnme gücü veren Sensin ve kalp ancak Senin zikrinle yatışır. Sen temizleyicilerin en hayırlısısın. Allah’ım! Yararsız ilimden, ürpermeyen kalpten, doymayan nefisten, kabul görmeyen duadan, itibar görmeyen sözden, meyve vermeyen bağ ve bahçeden Sana sığınırım.”


Kaynak: Mehmet Ali Bulut
Read more »

RAMAZANI NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?


Ahiret hayatımızı kurtarmamız için yüce Rabbimizin bizlere ihsan ettiği çok faziletli bir ay olan Ramazan ayını nasıl değerlendirmemiz gerektiği hem Kur’an-ı Kerim’de, hem de Hadis-i Şeriflerde bizlere bildirilmiştir.
KUR’AN-I KERİM okuyalım. Bu ayda Kur’an-ı Kerimi okuyarak, Kur’an ile olan bağlantımızı artıralım. Böylece hem sevaba girer, hem de maneviyatımızı güçlendiririz.
BOL BOL TEFEKKÜR edelim. İlk oruca başladığımız günden itibaren gün içerisinde elimizi uzattığımız her bir nimetin bize Allah tarafından gönderilen bir nimet oluşunu tefekkür edelim. Bu tefekkür bize O’nun izni olmadan asla bu nimetlere el uzatma hakkımızın olmadığını hatırlatsın. Zamanın diğer bölümlerinde elimizi ve ağzımızı serbest bırakan kudreti sonsuza hamd ve şükür içerisinde olalım.
İLMİMİZİ ARTIRALIM. Bu kutsal ayda insanın manevi oluşumuna katkı yapacak kitaplar tercih edilmeli. Örneğin Efendimizin hayatını okuduysanız, bu kez bir başka kaynak veya yazarın kaleminden onun hayatlarını okuyun, çok yeni şeyler öğrendiğinizi göreceksiniz.
HARAMDAN SAKINALIM. Bu mübarek günlerde elimizden geldiğince harama bakmamalı, haram dinlememeli, haram tatmamalı, haram konuşmamalı, harama el uzatmamalıyız. Ancak böyle olunca orucun gerçek oruç olduğu düşünülerek çevredeki insanların da bu anlamda olumsuz tavırları münasip bir dille ikaz edilmeli.
YETİMLERİ UNUTMAYALIM. Yetimleri ve çocukları sevindirelim. Oruca alıştırılmakta olan çocukların nazlanmaları karşısında asla kızılmadan onların gönlü yapılmalıdır.
İFTARDA DUA ETMEYİ UNUTMAYALIM. İftar saatlerinin manevi bereket ve kazançları es geçilmemeli. Bu vakitte milyonların birden Allah’ın emriyle oruç tutup, yine O’nun emriyle oruç açtıkları düşünülerek içten ve samimi bir şekilde dualar edilmelidir.
SADAKA VERMEYİ UNUTMAYALIM. Ramazan ayında verilen iftar ve sadakaların önemi unutulmamalı. Bu doğrultuda yolda kalmışa, öğrenciye veya ihtiyaç sahiplerine iftarlar verilerek, bunun sevabından faydalanılmalıdır.


Read more »

KONAKLARDA TERAVİH NAMAZI



Osmanlı döneminde devlet büyüklerinin konaklarında hususi imamlar vardı. Bunlar normal günlerde hane halkına vakit namazlarını kıldırırlardı. Fakat Ramazan’da teravih namazı için dışarıdan musikisinaş bir imam ve güzel sesli müezzinler tutulurdu. Teravih namazında müezzinler ilahiler, Tevsihler okurlardı. İmam Efendi de Kur’an-ı Kerim tilavet ederdi. Kur’an-ı Kerimden ayetler okunmasıyla teravih namazı biterdi.
Read more »

MİNARELERDE KANDİL YAKILMASI


İstanbul’da Mevlit ve Regaip gecelerinde kandil yakılması II.Selim zamanında başlanmıştır. Berat ve Miraç Kandili de 1577 tarihinde III.Murat zamanında padişah fermanı ile gelenek haline getirilmiştir. Ramazanın birinci gecesinden Bayram gecesine kadar minarelerin kandil ile aydınlatılması 1610 yılında I.Ahmet tarafından adet haline getirilmiştir. Ramazan geceleri mahya kurmak önceleri Süleymaniye, Sultanahmet, Valide Sultan ve Üsküdar’da Valide Sultan Camilerine mahsustu.
III. Ahmet zamanında Sadrazam Damat İbrahim Paşa’nın tembihi ile Ayasofya, Fatih, Bayazıt, Sultan Selim, Şehzade ve Eyüp Camilerinde de mahya kurulmuştur. Ramazanın onbeşine kadar ‘’Merhaba ya Şehri Ramazan’’, ‘’Safa Geldin ya Şehri Ramazan’’ gibi cümlelerle mahyalar kurulurdu. Ramazanın onbeşinden sonra da mahyalara bu aya uygun resimler kandillerle düzenlenirdi.


Read more »

KADİR GECESİ DUASI

"Allahümme inneke afüvvün Kerîmün tühibbül-afve fâfü annî"

Manası: "Allahım! Muhakkak Sen affedicisin, Kerîmsin, affetmeyi seversin, beni de affet.1

Bu duayı Kadir Gecesinde ve Ramazan gecelerinde okuyan kimsenin günâhlarını Allâhü Teâlâ inşallah bağışlar, mağfiret buyurur.
Read more »

İFTARIN VAZGEÇİLMEZİ HURMA


Bir Hadis-i Şerif :’’ İçinde hurma bulunmayan evin halkı açtır’’
Hurmanın faydaları

Hurmayı sadece Ramazan’da değil, bütün bir sene içinde tüketebiliriz.
Hurma çoğunlukla hepimizin iftarda orucumuzu açmak için ilk ağzımıza attığımız besindir. Oruç nedeniyle halsiz kalmış vücudumuza enerji verir. İçinde bulunan şeker glikoz değil, früktozdur. Bu nedenle kan şekerimiz birdenbire yükselmez.
Hurmanın anavatanı Ortadoğu ve Afrika’dır. 5 bin yıldır o topraklarda ekimi devam eden bir meyvedir. En fazla bu coğrafyada hurma tüketilmektedir. Hurma ağaçları 25 metre boyunda olabilmektedir.  Kurak iklimi seven bir ağaçtır. Hurma magnezyum, demir, potasyum ve B vitamini açısından çok zengindir. Kansere, bronşite ve pek çok hastalığa iyi gelir. Her ne kadar Ramazan ayında tüketilen bir besin olarak ülkemizde tanınsa da içeriğindeki faydalardan ötürü yılın her mevsiminde tüketilmesi gereken bir besindir.
Hurmanın meyvesi tatlı ve besleyicidir. Yaklaşık %20 oranında nem ihtiva eden taze hurmalarda % 60-65 şeker ve %2 protein vardır. Kurumuş hurmalarda şeker oranı % 75-85 civarındadır. Bir diğer hurma çeşidi olan Phoemx sylvestristen hurma şekeri elde edilir. Hurma bedeni ve zihni geliştirmeye yardımcıdır.
Kansere karşı koruyucu etkisi biliniz. Boğaz ağrısını keser. Bronşit, öksürük ve soğuk algınlığına iyi gelir. Kemik hastalıklarında faydalıdır.






Read more »