SIKINTI BASIP UYUYAMIYAN KİŞİNİN OKUYABİLECEĞİ BİR DUA


Allahümme ğaretin-nücumü ve hedeetil – uyunü ve ente Hayyün Kayyumün la te’huzüke sinetün ve la nevmün ya Hayyü ya Kayyumü – ehdi ‘ leyli ve enim ayni.
Manası: Allahım! Yıldızlar battı, gözler uyudu. Sen Hayyu Kayymsun, Zat-ı Ecelli Alanı uyuklama ve uyku tutmaz. Ey Hayyu Kayyum olan Allahım gecemi sakinleştir, gözlerimi uyut.


Read more »

SİHİR VE BÜYÜDEN KURTULMAK İÇİN DUA

Temiz, pamuklu bir ipliğe her seferinde "Bismillahirrahmânirrahîm" diyerek 41 düğüm atılır. Sonra her bir düğüm için bir kere Felak ve Nas sûreleri okunarak teker teker düğümler çözülür. Sonra da "Allah'ım! Beni kötü nefeslerden, cin ve ins şeytanların şerrinden koru." denir ve ardından 21 kere Nas Suresi okunur.
Kaynak: Mehmet Ali Bulut (Ey Rabbim Dualarımı Kabul Eyle)
Read more »

KEDERLİ VE ÜZÜNTÜLÜ ANLARDA OKUNACAK DUA


La ilahe illallahül-azimül-Halim. La ilahe illalahü Rabbüssemavati ve Rabbül-ardı ve Rabbül-arşil kerim.
Manası: Allah’dan başka hiçbir ilah yoktur. Ancak azim, halim (azamet ve hilm sahibi) olan Allah vardır. Allah’dan başka hiçbir ilah yoktur. Yalnız arş-ı azam sahibi Allah vardır. Allah’dan başka hiçbir ibadet edilecek mabud (ilah) yoktur. Ancak göklerin ve yerin sahibi, arş-ı kerimin maliki ve her şeyin Haliki olan bir Allahü Azimüşşan vardır.
Üzüntülerimizi sen izale eyle ya Rabbi.


Read more »

RAMAZANDA SAĞLIK


On bir ayın sultanı Ramazan ayı gelince her evin bütçesi elverdiği şekilde iftar sofraları kuruluyor. Tüm ailenin bu sofraların sağlıklı yemeklerle donatılmış olması gerekiyor. Oruçlu kişilerin gün boyu kaybettikleri enerjiyi en sağlıklı bir şekilde geri almaları gerekiyor. Bir bardak su, hurma ve zeytinle açılan oruç, sıcak bir çorba ve yemekle devam ediyor. Yemekten sonra yenilen tatlı ise olmazsa olmazlardan.
Uzmanların uyardıkları bir konu da insanların aşırıya gitmeden karınlarını doyurmaları. Özellikle sıcak yaz günlerinde yemeklerimize daha çok dikkat etmeliyiz. Yemek gibi tatlıların da hafif olması gerekiyor. Tatlı olarak dondurma ve meyve tercih edilmeli. Tatlılar iftardan hemen sonra değil de daha sonra yenmeli. Bunun nedeni midenin protein sindiriminin bozulmasını engellemek.
Şerbetli tatlıların, çikolata, bal ve reçel çabuk acıktırır ve susatır. Miktar olarak 100 gr.  kadar dondurma veya sütlü tatlı tüketilmeli. Çok içilen meyve suyu da kana hızlı karıştığı için kısa sürede acıktırır ve kilo aldırır. Bunun yerine yemekle beraber cacık ya da ayran tüketin. Dört adet hurmanın da bir porsiyon meyveye denk geldiğini unutmayın.
Hem sıcak havanın etkisi hem de oruç tutulacağı saatlerin uzun olmasından dolayı vücudumuz bayağı susuz kalacaktır. Bu nedenle sıvı kaybının artmaması için çay ve kahve tüketimi iftarda sınırlandırılmalı, bunun yerine doğrudan su içilmeli. Tuzlu gıdalar aşırı tüketilmemeli. Oruç döneminde dikkat edilmezse oluşabilecek su kayıpları nedeniyle vücudumuzda su dengesi bozularak başta böbrek olmak üzere , kalp ve dolaşım sistemini, beyin sağlığını bozabilir. Bu nedenle iftarla sahur arasında bol bol su içilmesi gerekir.


Read more »

DENİZDE İFTAR


Eskiden Istanbul’da denizde ulaşım kayıklar üstünde yapılırdı. Boğaziçi ve Halic’in bazı köyleri arasında yolcu nakliyatı yapan kayıklara ‘’piyade kayığı ‘’ denirdi. Bu kayıklardan büyük olanlarına ‘’pazar kayığı ‘’ denirdi. Çünkü bu kayıklar şehrin çeşitli yerlerinde kurulan pazarlara gidip gelenleri ve pazarcıları taşırdı. Eski Istanbul kayıklarının genellikle tahtaları boyanmaz, sadece cilalanırdı. Böylece tahtanın doğal rengi, denizin rengiyle güzel bir uyum sağlardı. Devlet ve saray adamlarına mahsus kayılar ise çok süslü ve işlemeli olurdu.

Boğaziçi o dönemlerde genelde sessiz ve sakindi. Ama ramazan gelince özellikle de ramazan yaz aylarına denk gelmişse; bu sessizlik bozulurdu. Sıcak akşamlarda, mehtaplı gecelerde, zevk sahibi Istanbullular’dan bir kısmı iftarını deniz üstünde kayıklarda yaparlardı. Çeşit çeşit lezzetli yemekler, bu sandallar içinde ikram edilirdi. Sadece yemekler yenmez, semaverlerde çaylar demlenir, şerbetler içilirdi.


Read more »

RAMAZAN MAHYALARI



Ramazan mahyalarını camilere  ilk asma geleneği 16.Yüzyıl itibarıyla başlamış. Böylece mahyalar ramazanın sembolü olmuşlar. Camilerin iki minaresi arasına önceleri kandillerle  yazılan yazılar ve çizilen şekiller daha sonra teknolojinin ilerlemesiyle yerini ampüllere bıraksa da bu gelenek günümüzde halen devam ettirilmekte. Ama bunun dışında eski dönemlerde ‘’ yer mahyaları’’ denilen çocukların hazırladığı mahyalar da varmış. Eski dönemlerde çocuklar cami avlularına veya yakınlarına yer mahyaları kurarlarmış. Bunu da midye kabuklarına koydukları yağ ve fitillerle şekiller vererek yaparlarmış. Teravih namazına gidenler bu mahyaları görünce çocukların hevesleri kırılmasın diye yağ parası denilen bahşişler verirlermiş. Birçok gelenek gibi yer mahyası geleneği de günümüzde pek bilinmemekte.
Read more »

SINAVDAKİ BAŞARI İÇİN DUA

"Ey bolluk ve bereket veren! Ey kuluna minneti çok olan! Ey hayrı bol bol yaratan! Ey her şeyi en güzel şekliyle yaratan! Ey keremi daim olan! Ey lütfu daim olan! Ey sıkıntıları yok eden! Ey zorlukları kolaylaştıran! Ey mülkün sahibi! Ey hak ile hükmeden! Seni tenzih ederim. Ey kendisinden başka ilah olmayan Rabbim! Göğsümdeki darlığı ve heyecanı gider. Beni bu sınavda başarı kıl!"

"Yâ kerîme's-safhi! Yâ azîme'l-menni! Yâ kesîre'l-hayri! Yâ kadîme'l-fadli! Yâ latife's-sun'i! Yâ dâime'l-lutfi! Yâ nâfise'l-kerbi! Yâ kâşife'd-durri! Yâ mâlike'l-mulki! Yâ kâdiyen bi'l-hakki! Subhâneke yâ lâ ilâhe illâ ente'l-emân el eman. İşrah sadrî ve vaffiknî fi hâze'l-imtihâni."

Kaynak: Mehmet Ali Bulut (Ey Rabbim Dualarımı Kabul Eyle)
Read more »