DUANIN FAZİLETİNE DAİR HADİS-i ŞERİFLER


Resulü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurdular:
‘’Sizden birisi duada bulunduğu vakit evvela Rabbına hamdü sena, Resulüne salat ü selam getirdikten sonra dilediği kadar dua etsin.’’
‘’Dua Muhammed’e ve onun ehli beytine salat ü selam getirmedikçe Hakk Teala’ya ulaşmaz.’’
‘’Dua ibadettir.’’
‘’Dua ibadetin özüdür. ‘’
‘’Cenabı Ecelli Ala’ya duadan daha sevgili bir şey yoktur.’’
‘’ Zat-ı Ecellli Ala’sına duada bulunup istemeyenlere Allah (c.c) gazab eder.’’
‘’Dua belayı def eder.’’
‘’Kaza-i ilahiyyeyi ancak dua çevirir.’’
‘’Dua gelmiş ve gelecek olan bütün musibetleri def eder. Ey Allah’ın kulları! Dua etmeye devam ediniz.’’
‘’Dua, Allah Teala’nın askerlerinden hazır bir kuvvettir.’’
‘’Allah Teala, haya ve kerem sahibir. Kulu, ellerini Zat-ı Ecelli Ala’sına kaldırdığı vakit onları boş çevirmekten haya eder.’’

‘’Allah Teala’nın fazlı kereminden isteyiniz. Zira Allah, Zat-ı Ecelli Ala’sından isteyeni sever.’’
Read more »

BESMELE-İ ŞERİFE’NİN FAZİLETİNE DAİR


Allah Resulü (s.a.v) buyuruyor:
‘’Besmele-i Şerife İsm-i A’zam’dır. İsm-i A’zam’la onun arasındaki yakınlık gözün beyazı ile siyahı arasındaki yakınlık gibidir.’’
‘’Her kim, şeytanın şerrinden Allah Teala’ya on defa sığınırsa, yani Eûzü besmeleyi çekerse, onun için bir melek vazifelendirilir, şeytanı kimseden uzaklaştırır.’’ Buyurmuşlardır.
Eûzü besmele çekmekle şeytanın beli kırılır. Tehlike ile karşılaşıldığında besmele çekilir. Besmele çekmekle kişinin şeytanla arasında üçyüz perde çekilir. Her hafrine karşılık dörtbin sevap kazanılır. Yediyüz senelik nafile ibadet sevabı yazılır. Mümin kişinin besmele çekmesiyle birlikte dağlar taşlar tesbih ederler. Besmeleyi yazan kimseye mağfiret olunur.

Yüce Allah dilimizden besmeleyi eksik etmesin.
Read more »

ZİYARET EDİLEN HASTAYA MORAL VERMEK


Ebû Saîd (R.A) şöyle rivayet etmiştir;
Resûllah (S.A.V) buyurmuştur ki:
‘’Siz bir hastanın ziyaretine gittiğiniz zaman ‘’Hastaya durumunuz çok çok iyi, inşâallâh, yakında iyileşirsin’’ deyiniz.’’ Böyle söylemek hastanın maneviyatını kuvvetlendirir ve moralini düzeltir Morali düzelen hasta kendi kendine sağlık telkin eder

İbni Sünnî’nin rivayeti de şöyledir;
Resûllah (S.A.V) buyurmuştur ki;
‘’Elini hastanın üzerine koyup da gecen nasıl geçti (nasıl sabahladın) veya nasıl akşamladın (günün nasıl geçti?) diyerek hastanın halini hatırını sormak, hasta ziyaretinin tamamındandır, hasta ziyareti âdâbındandar.’’
Bir müslümanın bir hastayı ziyaret edip bu şekilde hastanın hal ve hatırını sorması dinen hasta ziyaretinin adabıdır (edeblerindendir). Sevaplı ve değerli bir ziyarettir.

Tirmizî’deki ifade ise şöyledir;
Ebû Umâme (R.A) şöyle anlatmıştır:
Resûllah (S.A.V) hasta ziyareti hususunda şöyle buyurmuştur:
‘’Sizden biriniz, hastanın eli üzerine veya başına (alnına) elini koyup nasıl olduğunu (hal ve hatırını) sorması hasta ziyaterinin âdâbından ve tamamındandır. (Yani bu ziyaret tam ve mükemmel bir ziyarettir demek olur)

Selmân-ı Farisi (R.A) dan rivayet edildiğine göre Selmân (R.A) şöyle anlatmıştır:
‘’Ben hastalandım. Bu hastalığımda Resûllah (S.A.V) beni ziyaret etmişti de, bana şöyle buyurmuştu:
‘’Ey Selmân! Allah senin hastalığına şifa versin, günahlarını bağışlasın. Ve ömrün müddetince (ömrün oldukça) dinine ve bedenine (vücuduna) afiyet versin.’’


Bu bilgiler bir müslümana gerekli olan bilgilerdir. Müslüman nazik ve kibar olmalıdır. Hastalara rahatsızlık verecek konulardan uzak durmalıdır. Bulunduğu ortamlara huzur vermelidir.
Read more »

FATİHA SURESİ’NİN FAYDALARI


Yan tarafını yastığa koyup yaslandığında, yan üstü yatağına yattığın zaman;

1.Fatiha Suresini
2.İhlas Suresini
Okusan, ölümden başka her şeyin şerrinden ve zararından, emniyette olursun.
Yani, ecelin gelip de ölmezsen, bu sureleri okuyup da yattığın gece, sana hiç bir şey zarar veremez. Hiçbir şey korkutamaz. Hiçbir şey sıkıntı veremez. Yani gece sıkıntı basmaz, korkulu rüyalar görmezsin.


Kaynak: Yusuf Tavaslı
Read more »

OSMANLI’DA KURBAN GELENEĞİ


Kurbanlıkların gözlerini bağlamak için özel olarak 5-10 parça astar hazırlanırdı.
Hırka-i Saadet Dairesi’nin kapısının yanında yaklaşık 40 koç kurban edilir ve ilk koçu bizzat padişah keserdi.
Kurbanın kanı, evin en küçük çocuğunun alnına sürülür ve postu tekkeye yollanırdı. Ayrıca bayram sofralarında aşırı et tüketimi yüzünden bozulmaya meyilli sindirim sistemini düzeltmek için sofrada tatlı olarak muhakkak turunç reçeli bulundurulurdu.
Devletin ileri gelenlerinin konaklarında Kurban Bayramı yaklaşınca hane sahibi kendisinin yanı sıra eşi, çocukları,, vefat etmiş anne ve babası için birer koç kestirirdi. Bu koçlar en az 3-5 gün konağın ahır kısmında beslenir, gözlerinin sağlam, boynuzlarının kırık veya organlarının eksik bulunmamasına dikkat edilirdi.
Hane sahibinin bir tekkeye mensup olması durumunda oraya da adak adıyla gereği kadar kurbanlık gönderilirdi. Hatta kendisinin ve çocuklarının hocalarına, ebelerine, dadılarına biri kendisi, öbürü hanımı adına birer çift koyun gönderenler olurdu.
Kurbanlıkların yıkandığı, tüylerinin tarandığı, boynuzlarının zeytinyağıyla yağlandığı da olurdu. Kurbanlıklar temiz otlar üstüne yatırılarak bayram gününe kadar özenle beslenirdi. Bayramdan sonra evlenecek gelin veya damadın koçlarının boynuzları sarı altın varaklarla süslenir , tüylerinin üç-beş yerine kurdele bağlanır, özel görevlilerle onların evlerine gönderilirdi.


Read more »

VESVESE VE EVHAM


Vesvese ve evham denilen hastalık şeytanın fiskoslamasından ileri gelir. Şeytan insanoğlunun görünmeyen ve en çetin düşmanıdır. Durmadan insanın içine bir şeyler fısıldayıp, fiskoslar.
Böyle bir rahatsızlığı olan kimse şu duayı okuyabilir;
‘’Allahümme! Rabbi eûzü bike min hemezâtişşeyâtıyn. Ve eûzü bike Rabbi en yahdurûn.’’
Manası: Allah’ım! Ey Yüce Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.
Ey Yüce Rabbim! Onların huzurunda (yanımda) bulunmalarından da sana sığınırım. (Mü’minûn Suresi)
Bu dua âyeti Kerime’dir. Cenab-ı  Hak:
Ey Resûlüm de ki, ‘’Ey Yüce Rabbim, Şeytanların şerrinden vesveselerinden sana sığınırım. Ey Yüce Rabbim, onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.’’ Buyurarak Efendimizi şeytanların şerlerinden nasıl korunulacağını öğretmiş  bulunuyor.
Resûllah’a öğretilen dua , biz ümmetlerine tavsiye edilmiş demektir.

Kaynak: Yusuf Tavaslı
Read more »

BAŞ AĞRISI İÇİN DUA


Hz. Ali Efendimiz, baş ağrısı için şöyle buyurmuştur:

Başın ağrıyınca, sağ elini başının ağrıyan yerine koy ve ‘’Haşr Sûresinin’’ sonu olan şu ayetleri oku. Çünkü Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, bu ayetleri okuduğu zaman, mübarek elini mübarek başına koyduğunu ve bu ayetlerin ‘’Ölümden başka her hastalığa şifadır’’ buyurduğu bildirilmiştir.

Bismillâhir-Rahmânir-Rahiym
Lev enzelnâ-hâzel Kur’âne alâ cebelil leraeytahû hâşiam mütesaddiam min haşyetillâh. Ve tilkel-emsâlü nadri-bühâ linnâsi leallehüm yetefekkerûn.

Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ Hû. Âlimül-ğaybi  veşşehâdeh. Hüver-Rahmânür-Rahîym. Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ Hû. Elmelikül’Kuddûsüs’Selâmül’Müminül’Müheyminül’Âzizül-Cebbârul-Mütekebbir. Subhânellâhi ammâ yüşrikûn. Hüvallâhül-Hâlikul-Bariül-Müsavviru lehül-Esmâül Husnâ,  Yüsebbihu lehû mâ fissemâvâti vel’ard, vehüvel azîzül-Hakiym. 
(kaynak Yusuf Tavaslı)
Read more »